RENTEK BLOG

DİYALİZ HASTALARI ORUÇ TUTABİLİR Mİ?

Her ramazan ayında hastalarımız bize oruç tutup tutamayacaklarını sorarlar. Bir çoğuna istemeyerek olumsuz yanıt versek de, ufak bir kısmına izin vermekteyiz. Çünkü oruç tutmanın manevi hazzı onları Allaha daha fazla yaklaştımakta maneviyatlarını yükselterek, yaşama daha sıkı tutunmalarını sağlamaktadır. Bilindiği gibi diyaliz hastaları haftada üç kez diyalize girmektedir. Zaten bu günlerde oruç tutulması mümkün değildir. Biz merkez olarak diğer günlerde de orç tutmalarını tavsiye etmemekteyiz. Çünkü diyaliz hastalarının çoğunluğunu, şeker,tansiyon, kalp hastaları oluşturmaktadır. Bu hastalar çok ciddi ve mutlaka zamanında alınması gereken ilaçlar kullanmak zorundadır. Uzun süreli açlıkta vucudumuz, kan şekerini düşürmemek, tansiyonu kontrol etmek için birtakım maddeler salğılar .Bu maddeler diyaliz hastalarında, hem yetersiz hemde etkisi daha azdır. Bu nedenle şekerleri kolay düşer, tansiyon değerleri kolay değişebilir, kalp yetersizliği daha çabuk ortaya çıkabilir.

Yazının tamamını okumak için tıklayınız.

KALİTE YÖNETİMİ

Kalite Yönetimi; üretim ve iş sürecine katılan tüm birimleri kapsayan, sürekli iyileştirme amacı yönünde atılan düşük maliyetli küçük adımlarla, daha nitelikli sağlık hizmeti üreterek en yüksek hasta memnuniyetine ulaşma sürecidir. Kalite Yönetiminin temel amacı; "Küçük önlemlerle kayıpların durdurularak maliyetlerin düşürülmesinin, böylece verimlilik ve kalitenin sürekli iyileştirilmesinin tüm çalışanlarca benimsemesidir". İlk kez 1951’de Japonya'da benimsenen Kalite Yönetimi tanımı şöyledir: "Kalite; beklenti ve gereksinimleri en doyurucu biçimde karşılamak üzere, en yüksek yararı en ekonomik yoldan sıfır hata ile üreten ve böylece beklentileri sürekli artıran, uzun ömürlü üstün nitelikler bütünüdür".

Yazının tamamını okumak için tıklayınız.

KANSER ÖNLEYİCİ BİTKİLER

CURCUMA LONGA(KURKUMİN) Kurkumin, birçok seviyede kanser hücresiyle etkileşerek kemoterapi ve radyoterapi etkisini güçlendirir. Tümör hücrelerinin hastaya yayılmasını ve damarlanmasını engeller. Kunkuminle yapılan faz I çalışmada 800mg/gün Kurkuminin oral alımıyla toksisite bulğusu görülmemiştir. Ağıdan alındıktan 1-2 saat sonra kan düzeyi zirveye ulaşır ve 12 saat içinde kanda düzeyi oldukça azalır. Ülkemizde Zerdecal olarak bilinir. VİSCUM ALBUM( MİSTLETOE) Bitkisel tıpta antikanserojen sıklıkla kullanılır. Antikanser özelliğe sahip olduğu laboratuar çalışmalarında anlaşılmıştır. Hayvan çalışmalarında akciger kanseri metastazını azalttığı saptanmış olup insan çalışmaları yetersizdir.

Yazının tamamını okumak için tıklayınız.

YAĞLAR

Yağlar yoğun şekilde enerji sağlayan besin maddeleridir. Günlük kullanımda yağ denildiğinde, tereyağı, margarin, sıvı bitkisel yağlar, ette, kümes hayvanlarında, balıkta bulunan yağlar anlaşlır. Yağ alınmasının asıl amacı vücuda enerji temin etmektir. Diyetin özelliğine göre alınan enerjinin %20-45 kadarı yağlardan karşılanır. Ayrıca A,D , E, K vitaminleri yağlarla birlikte emilir. Yağlar midenin boşalmasını geçiktirir. Doyma duyusunu oluşturur. Tamyağsız diyette doyma duygusunun sağlanması güçtür. Yağlar vucutta deri altında, karın zarında, kas lifleri arasında, böbrek ve yumurtalık etrafında depolanır. Vücud ağırlığı 60 kg olan bir yetişkinin 9 kg kadar yağ deposu vardır. Şişmanlık yağ depolarının artması sonucu ortaya çıkar. Doymuş ve doymamış yağlar ne demektir? Doymamış yağlar denilerek sıvı yağlar kastedilmektedir (zeytinyağı, ayçicek yağı gibi). Doymuş yağlar ise katı hayvansal yağlardır (tereyağı, içyağ).

Yazının tamamını okumak için tıklayınız.

BÖBREK NAKLİ SONRASI NASIL BESLENMELİ ?

Diyaliz hastalarının nakil sonrasında diyet kısıtlamaları çok azalır. Ancak, bu dönemdede uyulması gereken önemli kurallar vardır. Yeni takılan böbreğin red edilmesini önlemek için kullanılan ilaçlar özellikle de kortizon iştahı açar, doyma hissini azaltır, ödem yapar ve şişmanlık nedeni olabilir.

Yazının tamamını okumak için tıklayınız.

DİYALİZ HASTALARI VE EGZERSİZ

Diyaliz hastalarına bir zamanlar yaşadıkları hayatı sürdüremeyecekleri ve daha önceden yapmaktan hoşlandıkları güç gerektiren uğraşlardan vazgeçmeleri gerektiği yönünde bir yaklaşımda bulunulmamalıdır.

Yazının tamamını okumak için tıklayınız.

Neden Kabızlık Çekiyorum?

Kabızlığın tarifi; enaz üç ay süreyle zamanın %25 den fazlasını ıkınma, %25'inden fazlasında katı dışkılama, %25'inden fazlasında yetersiz barsak boşalması ile birlikte haftada iki veya daha az dışkılama şeklinde yapılmaktadır.

Yazının tamamını okumak için tıklayınız.

GEBELİKTE D VİTAMİNİ KULLANIMI

D vitaminin kemik sağlığının yanında tansiyon ve kalp hastalıklarına karşı koruyucu etkiye sahiptir. Vücuttaki tüm hücreler için yararlı olduğu bilinen D vitamini, en kolay ve ekonomik olarak güneşten elde ediliyor. Güneşin yüzünü daha az gösterdiği kış aylarında D vitamininden mümkün olduğunca faydalanmak gerekiyor.

Yazının tamamını okumak için tıklayınız.

GRİP AŞINIZI OLDUNUZ MU?

Grip; damlacık yoluyla bulaşan , ciddi iş gücü kaybına neden olan, bazı kişilerde akciğer hastalıklarına, hatta ölümle sonuçlanabilen rahatsızlıklara neden olan ciddi bir hastalıktır.

Yazının tamamını okumak için tıklayınız.

KARA ETLİ BALIKLARDA GÖRÜLEN ALERJİK ZEHİRLENME

Besleyici değeri sayesinde sağlık deposu olarak adlandırılan balık dikkatli tüketilmediği takdirde önemli sağlık sorunlarına neden olabiliyor. Özellikle taze tüketilmeyen palamut, hamsi, uskumru, ton gibi koyu renk etli balıklar “histamin” ya da “scombroid zehirlenmesi”ne yol açıyor.

Yazının tamamını okumak için tıklayınız.

NEDEN 30 AGUSTOS ZAFER BAYRAMI ?

Birinci Dünya Savaşı sonunda imzalanan Mondros Mütarekesi ve Sevr Antlaşmasıyla yurdumuz tamamen elimizden alınıyor, vatanımızda hür olarak yaşama hakkımıza son veriliyordu. Yüzyıllardır üzerinde bağımsız olarak yaşadığımız bu topraklar düşmanlara veriliyor, bizimde bunu kabul etmemiz isteniyordu.Türk milletinin bu durumu kabul etmesi elbette mümkün değildi. 19 Mayıs 1919'daAtatürk'ün Samsun'a çıkmasıyla, lideriyle kucaklaşan Anadolu, Atatürk'ün önderliğinde Kurtuluş Savaşı'nı başlattı. Amasya Genelgesi'nin yayınlanmasının ardından Erzurum ve Sivas Kongreleri yapıldı.

Yazının tamamını okumak için tıklayınız.

BAYRAMDA SAĞLIĞINIZDAN OLMAYIN

Kurban Bayramı’nda et tüketiminin artması sindirim sorunlarının yanı sıra; karaciğer, böbrek, gut, tansiyon ve şeker gibi kronik hastalıkları olanlar da önemli sağlık problemlerine yol açabiliyor. Bu nedenle hastaların bayram sürecinde de diyetlerine dikkat etmeleri, sofralarında eti mümkün olduğunca kısıtlayarak sebze ağırlıklı beslenmeleri gerekiyor.

Yazının tamamını okumak için tıklayınız.

GÜNEŞ IŞINLARI

Görünür Işık (400-700nm), İnfrared Radyasyon (>700nm) ve UV Radyasyon içerir. (UV-B ışınları ciltte yeni renk pigmentleri oluşumunu sağlarken, UVA ışınları cildin koruma mekanizmasını harekete geçirerek bu pigmentlerin aktive olmasını ve bronzlaşmayı sağlar)

Yazının tamamını okumak için tıklayınız.

Böbrek nakli sonrası diyalize tekrar dönmek

Amerikan böbrek bilği sistemi kayıtlarına göre diyalize geri dönen yada tekrar nakil olan hastaların oranı kadavra nakillerinde %4.7 ,canlıdan nakillerde %1.8 olarak görülmektedir.

Yazının tamamını okumak için tıklayınız.

PLATELETTEN ZENGİN PLAZMA UYGULAMALARI (PRP)

yınız PRP doku iyileşmesini artırıcı etkisiyle yaklaşık 20 yıldır tıpta uygulanmaktadır. Plateletlerin içerdiği büyüme faktörleri ve biyoaktif proteinler iyileşme sürecinde önemli role sahiptirler. Yüksek konsantrasyonlu otolog platelet enjeksiyon greftleriyle kronik, iyileşmeyen kemik ve yumşak doku yaralanmalarında iyileşmenin hızlandırılması sağlanmaktadır.

Yazının tamamını okumak için tıklayınız.

HİPERTANSİYON UZLAŞI GRUBU 2015 ÖZET

Ölçüm öncesi hastanın oturur durumda en az 5 dakika dinlenmesine izin verilmeli, avuç açık, kol kalp seviyesinde ve bir seferde en az iki ölçüm yapılarak (en az 2 dakika ara ile) ortalaması kaydedilmelidir.

Yazının tamamını okumak için tıklayınız.

YÜKSEK PREDİYALİZ ÜRİK ASİT DÜZEYİ

Hiperürisemi bir kardiyovasküler risk faktörü olduğu için serum ürik asit düzeylerinin çok yüksek olmadığı durumlarda bile düşürülmesi kardiyovasküler hastalık riskini azaltabilir; ancak bu bilğiler kesin değildir.

Yazının tamamını okumak için tıklayınız.

HAZIMSIZLIK !

Biz size burada ensık görülen nedeni açıklayacağız. Midemiz alınan gıdalar için DEPO, ÖGÜTME, SÜZGEÇ görevi görür. Dolu olduğunda hacmi 2 litredir.Etkin bir sindirim için gıdalar bir milimetreden küçük parçalara ayrılmalıdır. Çünkü bu, gıdaların mideden barsağa geçmesi için gereklidir. Ve mide, bu kadar küçük parçalara ayırmak için gıdaları tekrar tekrar öğütür sindirir.

Yazının tamamını okumak için tıklayınız.

GLUKOZAMİN eklemlerdeki kireçlenmeyi azaltır mı?

''The Lancet'' te yayınlanan tıbbi bir makaleye göre, günde 1500mg glukozamin sülfat kullanımının 3 yıllık değerlendirmesi yapılmış, eklemlerdeki kireçlenmenin ilerlemesini ve ağrılarını azalttığı tespit edilmiştir. Doktor denetiminde, doğru zamanda ve dozda kullanıldığında faydalı olabilecek bir ilaç olarak gözükmektedir.

Yazının tamamını okumak için tıklayınız.

ALZHEİMER

Uluslararası Alzheimer’la Mücadele Derneği’nden sağlık uzmanları, gündelik hayatta bunama olarak bilinen demans hastalarının sayısının dünya genelinde 2009 yılında 35 milyon iken sayının şu an 47 milyona ulaştığını duyurdu. Demans ve Alzheimer hastalığına tıbbi bir çözüm bulunamadığı takdirde ise her 20 yılda, bu sayının iki katına çıkacağı bildirildi. Derneğin bugün sunduğu raporda verilen istatistiklere göre, 47 milyon demans hastasının yüzde 58’i gelişmekte olan ülkelerde yaşıyor. 2050 yılında ise hastalığa yakalananların yaklaşık yarısını Asyalıların oluşturacağı tahmin ediliyor.

Yazının tamamını okumak için tıklayınız.

KEMİK MİNERAL YOĞUNLUĞU ölçümü hangi yaşlarda yaptırılmalı?

Herhangi bir sağlık problemi olmayan kadınlar, 65 ve üstü yaşlarında, erkekler ise 70 yaş ve üstü yaşlarında yaptırmalılar. Ancak klinik olarak kırık riski olabilecek bir gruptaysa 50 yaşından sonra mutlaka yaptırılmalıdır.

Yazının tamamını okumak için tıklayınız.

GÜNLÜK NE KADAR KALSİYUM İHTİYACINIZ VAR?

50-70 yaş arasındaki erkekler diyetlerine ilave olarak 1000 mg, sonraki yaşlarında 1200mg, 51 yaş ve sonrasında kadınlar ise 1200 mg günlük ilave kalsiyum almalılar.Bunun üzerindeki alımlar böbrek taşı, damar hastalıklarına, inmeye neden olabilir.

Yazının tamamını okumak için tıklayınız.

KAN BASINCI ÖLÇÜMÜNDE NELERE DİKKAT EDİLMELİDİR?

Hipertansiyonun doğru tanısı ve tedavi edilmesinde kan basıncının doğru ölçülmesi son derece önemlidir. Ancak ölçüm sırasından basit bazı kurallara uyulmaması bile önemli hatalara neden olabilir. Öncelikle ölçüm yapan alet doğru olmalıdır. Aletimizin doğru ölçüm yaptığını öğrendikten sonra ölçüm sırasında dikkat etmemiz gereken önemli bazı durumlar şunlardır:

Yazının tamamını okumak için tıklayınız.

VÜCUDUMUZDA FAZLA SIVI OLDUĞUNU NERDEN ANLARIZ

*Tansiyonumuz yükselir. *Kilomuz artar *Bacaklarımızda şişlik meydana gelir. Ellerimizde, yüzümüzde, göz çevremizde şişlik meydana gelir. *Nefes almamız zorlaşır. Hatta yatarken rahat uyumak için kullandığımız yastık sayısı artar

Yazının tamamını okumak için tıklayınız.

DİYALİZ HASTALARINI TANSİYON NEDEN BU KADAR İLGİLENDİRİYOR?

Yüksek tansiyon böbrek yetmezliğinde oldukça sık rastlanan bulgudur. Hatta Kronik Böbrek Yetmezliği hastalarının %80’inde bulunur. Böbrek hastalıklarında yüksek tansiyonun bulunması hastalığın ilerlemesine böbrek hasarının artmasına katkıda bulunur. Çok önemli olarak tansiyon düşürücü tedavinin böbrek yetmezliğinin ilerlemesini azalttığı bulunmuştur. Üstelik iyi bir tansiyon kontrolü ilerde olabilecek kalp damar rahatsızlıklarının önlenmesi açısından da değer taşımaktadır.

Yazının tamamını okumak için tıklayınız.

HİPERTANSİYON NEDİR?

Kan kalpten bütün vücuda organların oksijen ve besin ihtiyaçlarının karşılanması amacı ile pompalanır. Pompalanan kan vücudun her yerine damarlar aracılığı ile ulaştırılır. Kan basıncı kalpten pompalanan kanın bu damar duvarlarına çarpma gücü olarak tanımlanabilir.

Yazının tamamını okumak için tıklayınız.

İLK BÖBREK NAKLİNİ KİM YAPTI ?

Nobel ödülü sahibi Joseph MURRAY, yaklaşık 60 yıl önce ilk böbrek naklini Boston Hastanesinde gerçekleştirdi. Aralık 1954'te ikiz kardeşlerden birinden aldığı böbreği diğerine nakleden Murray tıp tarihinde bir ilki gerçekleştirerek yeni bir çığır açtı.

Yazının tamamını okumak için tıklayınız.

KULLANILMAYAN İLAÇLAR !

Kamunun 1995 yılındaki ilaç harcaması 4.717 milyar TL iken; 2002 yılında bu rakam 12.72 milyar TL’ye yükselmiştir. 2010 yılında ise kamu ilaç harcaması 15.4 milyar TL’dir . Yine 2010 yılında kamu tarafından karşılanan ilaçlar 1.548 milyar kutudur.

Yazının tamamını okumak için tıklayınız.

KAN BASINCI YÜKSEK OLAN DİYALİZ HASTASINDA NELER YAPILMALIDIR?

Öncelikle hastanın kuru ağırlığı belirlenmelidir. Bunu en iyi sizi takip eden diyaliz hekiminiz yapacaktır. Diyaliz hekimleriniz sizlerin kuru ağırlığınızı belirledikten sonra vücudunuzda olan fazla sıvıyı belli kurallar ölçüsünde aşağıya çekecektir.

Yazının tamamını okumak için tıklayınız.

NE KADAR TUZ TÜKETELİM?

Günlük ihtiyacımız yarım gramdır. Biz bunu 10-20 mislini tüketiyoruz.Peki neden fazla tuz tüketiyoruz ? Dilimizdeki tuz tadını alan kısım yüksek miktarda tuza alışmıştır. Eğer biz enfazla 3 hafta tuzsuz gıda ile beslenirsek yeni duruma dilimiz alışacak ve çok daha az tuz tüketeceğiz!!

Yazının tamamını okumak için tıklayınız.

İLK DİYALİZ MAKİNASI

Dünyada diyalizle ilgili ilk çalışmalar ve görüşler 1854'ten önce ortaya çıkmasına rağmen, 1950'ye kadar pratik tedavi yöntemlerinden biri olamamıştır. Suni böbrek ile ilgili ilk çalışmalar ise 1912 yılında Abel, Rowtree, Turnel tarafından yapılmıştır.

Yazının tamamını okumak için tıklayınız.

Diyalizde kan nasıl alınmalı?

Kan örneklerinin doğru şekilde alınması, hazırlanması ve taşınması laboratuvar test sonuçlarını doğrudan etkiler; o nedenle aşağıdaki noktalara özen gösterilmelidir.

Yazının tamamını okumak için tıklayınız.

Diyaliz hastalarında fosforu düşürmek !

Fosfor, iskelet gelişmi,hücre yapısı,mineral ve enerji metabolizması için gerekli bir elementtir.Vücudumuzda yaklaşık 1000gr fosfor mevcuttur.Bunun%85’i kemiklerde, %14-15’i kaslarımızda ve diger dokularımızda bulunur.

Yazının tamamını okumak için tıklayınız.

Sigara Hakkında Bunları Biliyormusunuz ?

Türkiye sigara kullanımında dünya onuncusudur. 25 milyon insan ülkemizde sigara içmektedir. Hem saglık hemde ekonomik açıdan sigaranın bırakilması teşvik edilmelidir

Yazının tamamını okumak için tıklayınız.

Sağlık için spor, güncel yaklaşımlar.

'İyi olma hali (Wellness)' kavramında sağlık; insanın zihinsel, duygusal, fiziksel, sosyal, çevresel ve ruhsal bakımdan iyi ve dengeli olma halidir. Tüm bunlar için insana olumlu katkısı olan spor, belli bir disiplinde, değişik düzeyde kurallar çerçevesinde yapılan hareketler bütünü olarak tanımlanabilir. Spor günümüzde obezite, kalp- damar hastalıkları , duruş bozuklukları vb. birçok sağlık sorununun önlenmesinde ve/veya tedavisinde etkili bir şekilde kullanılmaktadır.

Yazının tamamını okumak için tıklayınız.

OZON TEDAVİSİ

Ozon tedavisi günümüzde geniş uygulama alanı bulmaya başlamıştır. Ancak bu tedavi yöntemini uygulayan çevreler ozonu panacea ( Yunan Mitololojisinde bir şifa tanrıçası) olarak sunmakta ve topluma karşı imkansız beklentilere sebep olmaktadırlar. Türkiyede henüz konu ile ilğili resmi bir düzenleme yoktur. Ozon FDA tarafından onaylanmamıştır.

Yazının tamamını okumak için tıklayınız.

DİYALİZ HASTALARI ORUÇ TUTABİLİR Mİ ?

Her ramazan ayında hastalarımız bize oruç tutup tutamayacaklarını sorarlar. Bir çoğuna istemeyerek olumsuz yanıt versek de, ufak bir kısmına izin vermekteyiz. Çünkü oruç tutmanın manevi hazzı onları Allaha daha fazla yaklaştımakta maneviyatlarını yükselterek, yaşama daha sıkı tutunmalarını sağlamaktadır.

Yazının tamamını okumak için tıklayınız.

Diyaliz Hastaları Antioksidan Kullanmalı mı?

Sigara kullanımı, yaşlanma, çevresel kirlilik, güneş ışınları, kronik hastalıklar ve bunlara ilave diyaliz tedavileri…

Yazının tamamını okumak için tıklayınız.
Whatsapp'tan mesaj yazmak için tıklayınız
Whatsapp'tan mesaj yazmak için tıklayınız
arayalım