|
KALİTELİ HEMODİYALİZ NEDİR?
K.B.Y. hastalarda kaliteli diyaliz uygulamasında
etkili faktörlerden önemlileri şunlardır:
1. Hepatitli B ve C'li hastaların ayrı oda ve
makinelerde alınması
2. Seans süresi
3. Kan akım hızı
4. Diyalizör tipi
5. Diyalizat tipi
6. Antikoagülasyon
7. Diyalizat akım hızı
8. Damar giriş yolu
9. Ultrafiltrasyon
10. Su sistemi ve endotoksin filtresi
Seans süresi haftada üç gün, dört saat olarak
belirlenmiştir. standart hemodiyalizde bu sürenin altına inmek
diyaliz kalitesini düşürür. Kan akım hızı 350-400 ml/dk altında
olmamalıdır ve kan pompasına uygun iç çaplı ve yumuşak setler
kullanılmalıdır. Diyalizörler diyalizer klirensi (KoA) yüksek ve
permeabilitesi (Kuf) değeri yüksek olan, bio uyumlu etkin
diyalizer yüzeyli (0,6 -1,4 m2) ve volümlü (65 - 100 ml), daha
ziyade high flux diyalizerler kullanılmalıdır. Diyalizat tipi
hastanın durumuna göre glikozsuz, normoglisenik (%0,20 - %0,25),
orta hiperglisenik(%25'in üstü) seçilmelidir. Ayrıca hastaların
durumlarına göre K ve Ca farklı oranlarda diyalizatlar
kullanılır. Diyalizat akım hızı 500 ml/dk şeklinde ayarlanır.
Ultrafiltrasyon diyalizerin Kuf değerine göre hesaplanır.
TMP=Çekilecek kilo/ Kuf X seans süresine göre ayarlanır.
Antikoagülasyon standart olarak heparinin inisyaldoz 50 - 100
ünite/kg bolus olarak ve sonra 1000 ünite/saat de verilir.
Ayrıca düşük moleküllü heparinler de hastalara uygun dozlarda
kullanılmaktadır. Ve yine bölgesel heparizasyon ve kanamalı
hastalarda antikoagülasyon yapılmadan serumsale ile diyaliz
yapılır. Damar giriş yolu olarak da native fistül tercihtir.
Fistül debisi de 600 - 800 ml/dk olmalıdır. High flux sentetik
diyalizerlerle küçük moleküllü üremik toksinler yanında ileride
K.B.Y. komplikasyonlarından
nöropati renal osteodistrofi ve benzeri komplikasyonlar
önlenmekte ve diyaliz kalitesi artmaktadır. Su sistemiyle elde
edilen steril ve saf su kullanılır. Bugün ultrapure dediğimiz ve
endotoksin filtreyi su kullanılan merkezlerde bu komplikasyonlar
azalmaktadır. Endotoksinlerin yarattığı sitokin artışları (IL -
6) azalmakta, akut faz reaktanları olan C.R.P. , ferritin ve
diğerleri yükselmemekte ve albümin azalmamaktadır. Yani
hastalarda enflamasyon önlenmektedir. Malmütrisyon,
aterosikleros, C.V.D. gibi komplikasyonların görülme sıklığı
düşmekte ve Epo tedavi dozları azalmakta ve hastaların Hb
düzeyleri artmaktadır. Endotoksin filtreleri hastalarda diyaliz
kalitesini yükseltmektedir. Böylece hastalar kendilerini vücut
ve ruhsal olarak daha iyi hissetmektedirler. Diyalizde kalite
ölçen ölçümlere göre hastaların Kt/V>1,2 , URR>65'leri
olmalıdır. Ayrıca morbidite skoru ile (mors) hastalar
değerlendirmeli ve
bu skor en aza indirilmelidir. ( Tablo - 1)
|
Kriter |
Evet |
Hayır |
|
Kti/V>0,51 |
0 |
1 |
|
NPKH>1,0 (gr/kg/gün) |
0 |
1 |
|
Serum albumin >3,5 (gr/dl) |
0 |
1 |
|
Hct>%30 |
0 |
1 |
|
TSI>%20 |
0 |
1 |
|
Caxp £70 |
0 |
1 |
|
PTH £ 470 (pg/ml) |
0 |
1 |
|
Kreatinin > 8 (mg/dl) |
0 |
1 |
|
LDLk £ 100 (mg/dl) |
0 |
1 |
|
0,48> KTİ |
0 |
1 |
|
OAB £ 99 (mmHg) |
0 |
1 |
|
VKİ > 20 ( kg/m_) |
0 |
1 |
|
Karnofsky İndeksi > %80 |
0 |
1 |
|
D.Mellitus Yokluğu |
0 |
1 |
|
İskemik Kalp Hastalığı
yokluğu |
0 |
1 |
|
KKY yokluğu |
0 |
1 |
|
Diğer (neoplazi, Tbc vb.)
hastalık yokluğu |
0 |
1 |
|
Toplam MORS |
0 |
17 |
Özetle
kaliteli diyaliz için başta belirttiğimiz faktörlerden özelliklesentetik high flux
diyalizörlerin önemi vardır ve yine endotoksin filtreli diyaliz merkezlerinin
önemi belirgindir.
GECE UYGULANAN HEMODİYALİZ
K.B.Y. de önemli problemlerden biri hastalarda görülen fosfor yüksekliği ve buna
ilişkin renal osteodistrofidir. Diyet ve fosfat bağlayıcıları tedavilerine
rağmen fosfor değerleri yüksekliğini bazı hastalarda korumaktadır. Fosfor
yüksekliğinin bir sebebi de diyalizin ikinci yarısında görülen fosfor back
difüzyondur. Diğer bir neden de kandan fosfor temizlenmekte
bunun yanında hücrelerdeki fosfor klirensi yeterli olmamaktadır. Günlük fosfor
alımı protein alımı ile yakından ilgilidir ve günlük 800 mg'ın altına indirmek
imkansızdır. Fosfor bağlayıcıları alınan fosforun %50'sinin absorpsiyonunu
önler. Standart hemodiyalizlerde takriben %25 - %30 fosfor klire edilmektedir.
Moleküllerin yarı geçirgen membranlardan geçiş hızı molekül ağırlıkları ve
diyaliz süreleri ile yakından ilgilidir. Ne kadar fazla süreli diyaliz yapılırsa
moleküllerin geçme hızı miktarı artar. Orta ve ağır moleküllerin hareketi
yavaştır ve difüzyon da yavaş olacaktır. Bu yüzden diyaliz sürelerini gece
diyalizinde olduğu gibi 6 - 8 saate uzatmak fosfat klirensini arttırmakta ve
hastanın fosfat bağlayıcı almasına ve diyet yapmasına gerek kalmamaktadır.bunun
gibi diğer orta moleküler ağırlıklı üremi toksinlerinin
temizlenmesi de daha fazla olmakta ve diyalizde kalite artmaktadır. Gece
diyalizlerinde diyet kısıtlaması ve mayi kısıtlaması ortadan kalkmakta hastalar
daha rahat etmektedirler. Gece diyalizi ile hastaların kaşıntı problemi
azalmaktadır. Uzun diyalize bağlı olarak Baroreflex sensitivetesi artmakta,
hipertansiyon problemi özellikle sabah görülen hipertansiyon ultrafiltrasyona da
bağlı olarak ortadan kalkmaktadır. Hastaların EKO
tetkiklerinde ejeksiyon fraksiyonu dahil kalp EKO ları düzelmektedir. Bilhassa
hergün uygulanan gece diyalizleri ile hastalarda diurnal ritim yakalanmakta,
buna bağlı olarak da hormon aktiviteleri düzene girmekte, üremik toksin
seviyeleri küçük ve orta moleküler toksinler olarak daha belirgin düzeylerde
düşmektedir. Gece diyalizlerinde insülin rezistansının azaldığı ve hipoglisemi
atakları görülmemektedir. Yine uzun ve yavaş diyaliz nedeniyle hemodinami
bozulmamakta, hipotansiyon, senkop ve diğer serebral ataklar
görülmemektedir. Yine hastalarda görülebilecek uyku problemlerinin
yeterli ve uzun diyalizlerle düzeldiği belirtilmektedir. Sonuç olarak gece
diyalizleriyle kardiak, serebral, beslenme, hormonal, renal osteodistrofik,
eklem fonksiyonları düzelmekte, kalsifik metastaslar azalmaktadır. Gece
diyalizleri özellikle çalışan hastalarda iş kaybını önleme
açısından bir tercih sebebi olabilir veya başka nedenlerle tercih edilebilir.
Gece diyalizi özellikle diyaliz yaşı 5 veya daha fazla yılı geçenlerde
uygulanmalıdır.
|